Kerebiç ve sheshkebab
- Dün yazmak istiyodum yazamadım onun için bu sabahtan (14:15) yazayım dedim.
- 5 Şubat Perşembe…
- Zoraki kalktım saat 12′de, evden çıkana kadar saat 3 olmuştu.
- Diz üstü bilgisayarımı alıp teknik servise gittim. Garanti kapsamında bataryanın değiştiğini ama bu işlem için makinanın merkeze gönderildiğini bununda 5 ile 30 iş günü arasında sürebileceğini söylediler.
- Bunun üzerine gerisin geri döndüm. Didem’le kitap alış-verişi yaptık =) Dünyanın Omurgası’na (Karanlığın Yolları Serisi 2. kitap) başladım.
- Kadıköyde yürürken ilk defa İstanbul’da bir dükkanda kerebiç gördüm. Merakla, içeri girip fiyatını sordum. Diyalog:
-Merhabalar, İstanbul’da ilk kez kerebiç gördüm. Ne kadar acaba kilosu?
-Kiloyla satmıyoruz…
-..Efendim?
-Taneyle satıyoruz. Tanesi 3 lira.
-Peki….(arkana bakmadan çık).
Yani güzelim kerebiç Mersin’den İstanbula gelene kadar 2-3 katı zamlanıp gelmiş. Bu da yetmezmiş gibi taneye düşmüş. Kerebiç nedir diye merak edenlere ekşi sözlükten okuyabilir. Resimlerine de Google dan bakabilir. - Eve geldikten sonra birşeyler yedim. Biraz kitap okuduktan sonra Fallout 3′e devam ettim.
- Görev adını hatırlamıyorum şu anda ama görev sonunda sheshkebab diye bir silahın nasıl yapıldığını öğrendim.
- Sonra tabi tipik Türk tepkisi olarak “ohaa bizim şiş kebabı oyunda silah adı olarak kullanmışlar.” deyip biraz sevindim. Sonra “eee n’olmuş” dedim. =)
- Bu sabahta aslında hava güzelmiş ama yine 1-2 arasında kalkınca kaçırmış oldum güzelliğini =(
- Bu günlükte bu kadar… gidip kahvaltı yapayım =)



ee silahı nasıl yapıyoruz? :)
bu arada söyleyeceğim söyleyeceğim unutuyorum (söylemiş olduğumu da unutmuş olabilirim paradoksa gel :D ) bu tatlı görüntü olarak da isim olarak da kirec’e benziyor :)
Silah için bikaç alet edevat toplaman lazım. Lakin flame tower tarzı birşey çıkacak sanırım. Kerebiç ile ilgili yorumunada git ötede bayıl diyorum..=)
flame tower ne lan thrower o :)