1 Sene Olmuş Aslında =)
Biraz önce bir şeyler yazsam ama ne yazsam diye düşünürken daha önceden yazdığım ama taslak olarak kalan yazılara bakmaya başladım. 25.09.2008 tarihli tek satırlık taslak;
Saat 08:59 yeni bir gün. Okul başladı. Şu an dersin başlamasını beklerken bir şeyler yazmak istedim.
Tabi devamı gelmemiş =) Sonra ilk yazımın tarihine baktım. 21 Ağustos 2008. 1 sene olmuşda geçmiş.
Acaba 10 sene sonrada yazmaya devam ediyor olacak mıyım?
Yine yıl içinde not düştüğüm ama yazmadığım yazılar;
Ekim 2008′den
- Mardin günlüğü ve Mardin gezi yazısı.
- Uluslar arası af örgütü 12 Ekim Pazar günkü eğitimi.
- Proje seçimim ve staj defteri yazma süreci.
- 17 ekim gevende konseri. Çok güzel bir gün daha ve ilk kez kustum =)
15 Mart 2009 (Cenazeden 1 ay sonra…)
Eskiden…
- Bana üç kelime söyleseniz, size bir tanesinin geçtiği bir fıkra anlatabilirdim. Şimdi bir fıkra anlatsanız üç kelimesi kalır oldu aklımda…
- Biriktirmeyi severdim, pullar, peçeteler, kartpostallar, özellikle ahantarlıklar. Her birini nereden, nasıl aldığımı hatırlardım. Şimdi sadece sinema biletlerini, yolculuk biletlerini saklıyorum. Hafızam olsunlar diye…
- Şiir okurdum canım sıkılınca, konuşmalarımda alıntılar yapabilirdim sevdiğim yazarlardan, şairlerden. Şimdi şiir okumaz oldum, alıntı yapmak bir tarafa düzgün konuşamaz oldum =)
- Hayal gücüm sınırsızdı, hatta bazen okadar çok dalardım ki hayallere, sahneyi temizlemek için Bay Fare çıkıp gelirdi =) Şimdi hayal gücüm Bay Fare’yi getirmeye yetmiyor.
- Ölümden korkmazdım, hayatın bir parçasıydı sonuçta. Kaçınılmaz olandan korkup, üzülmek faydasız gözükürdü. Şimdi kaybetmekten korkar oldum.
- Yaşamdan zevk alırdım, almaya çalışırdım. Şimdi nasıl zevk alacağımı hatırlamaz oldum…
Haziran 2009′dan
- Tesadüfler üzerine bir şeyler yazmak
- Staj günlüğü yazmak
Bu senenin mahsülleri bunlar, bakalım seneye kadar neler çıkacak =)



“Eskiden…” kısmı neden eskiden oldu diye sormak istemiyorum çünkü değişir insan zamanla. kafanın içinde bir rüzgar esmiş ve herşeyi ordan oraya savurmuş gibi bence. o kadar dağınık toplamaya üşeniyorsun. Hayalgücünün hala oralarda bir yerde olduğunu biliyorum hadi bir dal o dağınıklığa da bul şu güzel hikayeleri ve berbat fıkraları yeniden:)
Bana üç kelime söyleseniz, size bir tanesinin geçtiği bir fıkra anlatabilirdim. Şimdi bir fıkra anlatsanız üç kelimesi kalır oldu aklımda…
Ne kadar güzel bir cümle.Senin en azından bu duruma gelmen için bir sebep var,ya ben?Kendimi hayaller dünyasına yelken açmış,boş boş ilerlerken buluyorum çoğunlukla kendimi.Hayata odaklanamıyorum.Yaşama sevincimi elimden alan bir şeyler var aslında.
Sana gelince hayal gücün hala orada bir yerlerde duruyor.Fantastik bir kitap yazacak kadar dolu üstelik.Galiba rüya haklı.Kafamız dağınık toplamaya üşeniyoruz.
Teşşekkür ediyorum canlarım ikinizede…Evet evet yazacam o kitabı =)
yazsene uleen ne bekliyorsunu daha:))
bu sabah evden cıktım saat 06:28, kulaklıgımı taktım ortalama 2 şarkılık yürüme mesafem var. havada sabah serinliği, yağmur sonrası ferahlık, toprak kokusu…kafam karmakarışık, bir diğer yandan da aklımda bugün ve şuan hala uğraştığım bi kod var; kulaklıktan gelen sesle irkildim;
calm down
deep breaths
and get yourself dressed instead
of running around
and pulling on your threads and
breaking yourself up
aynen öyle yaptım, derin bir nefes aldım…
işle ilgili olan şeyler gitti önce,
sonra,
if it’s a broken part, replace it
if it’s a broken arm then brace it
if it’s a broken heart then face it
son cümleyle kafamı karıştıranları kovdum…
saat 06:35 şarkı şöyle bitti
everything will be fine
everything in no time at all
hearts will hold
mutluydum…
bunları bi yere yazmam gerekiyordu :) baktım walkun iyice ertelemiş yazacaklarını; belki bununla birlikte yazmaya başlar ;)
P.S: Jason Mraz – Details In The Fabric
@dolu yazacam ablası ama daha bitmedi hikaye bitsin öyle =)
@berkay onun zamanı var kafamda belki animesi olur mangası olur o tarz bişe yapmak istiyorum. Ama onun yerine artık bu kadar tembellik yeter diyip biraz harekete geçmek gerek diyorum. Okula gidiyorum =)
biterken: Jason Miraz — Details In The Fabric =)