Uzun bir gün
Dün, sabah 9′dan akşam 7′ye Taksim’deydim. Çok güzel iki görüşme yaptım.
İlki Trafo ile idi. Bir ofis ararken koskoca binanın hepsi şirketin olunca şaşırdım. Binanın içi çok güzeldi. Görüşme ise ayrı bir güzel. Bana actionscript konusunda gelişmem için nelere çalışmam gerektiğini neler öğrenmem gerektiğini anlattı Yavuz Bey. Bende bu gazla gidip en yakın Starbucks’a kurulup nette araştırmaya başladım.
Saat 6′da da 41? 29! da görüşmem vardı. Acaba onların ofisi nasıl diye düştüm yollara. Lakin ofisi ararken Beyoğlu’nun ara sokaklarında kayboldum. Antikacılar arasında, ne güzelmiş buralar diye diye nerdeyse Cihangir’e kadar gidiyordum. En son adresi sorunca gerisin geri bütün yolu döndüm. Aslında sokağın girişinde tabelaya bakmış olsam çok kolay bulacakmışım. Beklediğim gibi çıkmadı aslında ofis ama Alemşah Bey’le olan görüşmem çok keyifliydi. En son çalışmam için (sabah zaten araştırmış nereden bulurum diye düşündüğüm bir kitap) çıkarıp actionscript kitabı vermesi ise beni mest etti =)
Günün sonunda ise Beşiktaş’a gitmek için son bir kuvetle yola düştüm. Zaten bütün gün botun içinde mahvolan ayaklarım, Beşiktaş’a yürümeye karar verince isyan ettiler. O yorgunluk ve evin karanlığında saat 1′e kadar uyumuşum(nerdeyse 10-12 saat)…
Yarın yine Taksim’deyim. Cumarteside Etohum kampında… Görüşürüz =)


