Volkan Davulcu
Ben ve aklıma esenler…
rss
twitter
facebook
  • Hakkında
  • Hikayeler

Uzun Süre Sonra

7 comments
Posted on May 29 2010 by Volkan

Uzun süre sonra olanlar oldu ve artık Londra’dayım. Şimdi ne olacak ? Bekleyip göreceğim. Planlarım var ama açıklamak istemiyorum.  Şimdilik buraya alışmaya çalışıyorum. 2 hafta oldu ve hala kendime gelemedim. Hava değişikliği nedeni ile hastalandım burnum akıp duruyor. Sıla hasreti çekiyorum şimdilik =) İlerliyen günlerde daha çok şey yazacağım ama şimdilik bukadar.


Category: Günlük

Biraz Oradan Biraz Buradan Biraz da Antalya’dan…

2 comments
Posted on Nis 11 2010 by Volkan

Nereden başlasam anlatmaya? Anlatmak istediğim çokşey var ama bir sıraya koyamıyorum bir türlü. Herşey bir yazı tura ile başladı diyelim o zaman. Peki ne olmuştu o yazı turaya kadar…

Read More


Category: Aklıma esenler, Günlük

Siz ne diyorsunuz?

7 comments
Posted on Nis 2 2010 by Volkan

2 gündür vakit öldürmek için ya da uyku tutmadığından “msn testleri” olarak adlandırdığımız, testlere sardım. Bugün çözdüklerimi yayınlayıp size soruyorum benim hakkımda ne kadarı doğru sizce?

Hayatınızın tadı ne?
Read More


Category: Aklıma esenler

neler oluyor bana…

3 comments
Posted on Mar 21 2010 by Volkan

“Aradığımız herşey burada, bütün hikayeler burada kayıtlı toplayın herşeyi…”

Düşüncelerimi zapt edemiyorum. Umarım bu yazıyı yayınlarım. Son bir saat içerisinde… komik oldu aslında ama önemli değil ne kadar süre geçtiğini bilmiyorum ama başladığım üçüncü hayır dördüncü yazı olacak. En azından sayabildiklerim bunlar. Hepsine başlama sebebim aynı idi ama sonra… sonra işler karıştı düşüncelerim çok hızlı değişiyor. Şu an bu satırları yazarken bile bir sonraki an kendimi nerede bulacağımı bilmiyorum. Şu an nerdeyim bilmiyorum. Terk edilmiş, paslanmaya yüz tutmuş, metal bir odadayım. Pas içinde bir sürü ıvır zıvır içerisinde nasıl olur da bilgisayarım sapa sağlam benimle diye düşünmemeye çalışıyorum. LANET!  Bir paradoks yarattım. Umarım etkisini hemen göstermez. Neyse, içerisi izlediğim uzay filimlerindeki komuta merkezleri gibi ve içimden bir ses şu an buraya yıllar önce kaybolan bu geminin kayıtlarını aramak için geldiğimi söylüyor. Bir tarafta görüntüler akmaya devam ederken asıl yazmam gerekenlere dönmeliyim. Yoksa bu yazı da yayınlanmadan taslaklar kısmında eskiyebilir…

Read More


Category: Aklıma esenler

Havadan Sudan…(1)

2 comments
Posted on Şub 22 2010 by Volkan

Havadan sudan yazı yazasım var. Konusu olmasın. Havadan girelim, sudan çıkalım istiyorum. Lakin nasıl girebileceğimi de bilmiyorum, düşünürken google a sorayım dedim. Bakalım o ne diyecek havadan sudan bir yazı için söyleyebileceği bir şey var mı ? 252.000 sonuç çıkardı. Demek ki birileri bir yerlerde havadan sudan konuşmayı ihmal etmiyor. O zaman bir hikaye yazalım bakalım, hava olsun, su olsun, biraz ondan biraz bundan olsun…

Read More


Category: Aklıma esenler

Yine mi Güzeliz Yine mi Çiçek…

no comments
Posted on Şub 13 2010 by Volkan

Hey gözünü sevdiğimin rakı sofrası sen ki sofraya adını veren rakı ile muhabbete vesile olan, mezelerinle ağızları tatlandıran, sofrada kaldıkca sohbetine doyulmayan ve artık sohbetten yorgun düşüldüğünde de susmak olmaz deyip şarkılar söyleten.  İşte bu sofraya ve sofrada ki bütün ehl-i keyfe gelsin;

…..

yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
hamdolsun
taze mi bitti topik
canın sağolsun
amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
hamdolsun
altınbaş kadehe yağ gibi dolsun….

Şimdi Volkan iyi, hoş, güzel de bunları neden yazıyorsun dersen nedeni basit. Yeni Rakı ‘Gerçek Sofralar, Gerçek Muhabbet’ başlığı altında yazan blogger’larla toplaşıp güzel bir gece yaşatacak bizlere. Eğer sen de yazıyorsan bir yerlerde tıkla yakupabi.com‘a ve öğren detayları. Güzel olacağını tahmin ettiğim gerçek rakı sofrasında tokuştur kadehini, kadehime. İçelim güzelleşelim.

Daha önce  Küçük Prens ile ilgili yazımın altına yorum olarak eklemiştim, “Benim evcilleştirdiklerim beni nasıl hatırlar diye düşününce aklıma ilk gelen, her Agora Meyhanesi dinlerlerken bana kadeh kaldırırlar.”  İşte benim soframda ki dostlara da Agora Meyhanesi gelsin diyorum. Hız kesmeden muhabbete devam =))


Babaya…

3 comments
Posted on Şub 6 2010 by Volkan

1 sene olmak üzere. Hatırlamıyorum son konuşmamızı ya ayın 13′üydü ya da 12′si. Şarap içmiştin 1-2 kadeh keyfin yerindeydi. Ben ise Kadıköy’de rıhtımda…

1 sene olmak üzere, nasıl geçti bilmiyorum. Genelde düşünmüyorum. Aklıma geldikçe ya gözyaşı olup akıyor bir iki damla ya da sinirlenip bir iki öfkeli küfür olup dökülüyor ağzımdan.

1 sene olmak üzere, yaşıyorum ben kendi halimde. İşe başladım, planlarım yok ama umutlarım var. Biliyorum ki hayat bana fırsatlar ve olanaklar sunacak. Umutlarım var ama korkuyorum artık plan yapmaya, yarını görmek bile mümkün olmayabilir diye hatırlatıyorum kendime.

1 sene olmak üzere, doğum günüm diye hediye listesi yapmak istemiştim biliyormusun bitiremedim. Yarım kalmıştı bazı şeyler biliyorsun. Mezuniyet hediyesi olarak saat istiyordum senden. Olmadı. Almak istediğimiz hediyelerden çok alamadıklarımız için üzülürmüşüz bunu öğrendim.

1 sene olmak üzere, ortak bir hediye aldım dostlarımdan. Saat almışlar bana. Bir an kabul edemeyecekmişim gibi hissettim. Sessiz bir küfür yolladım kendime neden dile getirdim diye bu duygumu. Sonra sessizce kabullendim nede olsa beni mutlu eden dostluklarıydı. Hediye için hem mutlu oldum hem hüzünlendim ama artık bana ne kadar sevildiğim hatırlatılıyor…hemde her saat…

1 sene olmak üzere sen gittin gideli ve  ben bilmiyorum artık ne hissettiğimi…


Category: Aklıma esenler

Küçük Prens

3 comments
Posted on Oca 31 2010 by Volkan

” …Tarafından okunduğunda sevinecek olan bir Prens yolluyorum sana, seninle tanışacağı için çok heyecanlı.

Ağız tadı dolusu Sevgilerimle,

Nur”

Diye bitiyordu, mektup.

Ve işte bende Küçük Prens ile böyle tanıştım. Elime almam ile ilk bölümünü okumam bir oldu. Acaba boa yılanı çizdiğini yazmasa, şapka der miydim? Düşüncesi ile kitabı bıraktım.

Ertesi gün bir yolculuğa çıktık Prens ile, İstanbul’un trafiğinin en güzel yanı bu daha doğrusu tek güzel yanı. Bu yolculuk sırasında bir çok yolculuk yaptım bende Prens ile birlikte. Otobüsten indiğimde, Prens gitmişti. Bende tekrar Prensle konuşma isteği, durdum, kitaba baktım. ” 10 yaşında okusaydım seni, sonra her 10 senede bir kere…”, Sessiz bir tebrik yolladım Antoine De Saint-Exupery’e. Yaşı olmayan bir Prens yaratmış, her yaşa ayrı bir tat sunan.

Bu yaşta en çok tat aldığım kısımlardan biri =)

XXI


İşte tilki o zaman ortaya çıktı.
“Günaydın,” dedi küçük prense.
“Günaydın,” dedi küçük prens nazikçe, ama kimseyi görememişti.
“Burdayım,” dedi tilki. “Elma ağacının altında.”
“Kimsiniz” dedi küçük prens. Sonra da, “Çok güzel görünüyorsunuz,” diye ekledi.
“Tilkiyim ben,” dedi tilki.
“Benimle oynar mısın?” dedi küçük prens. “Çok mutsuzum.”
“Hayır,” dedi tilki. “Oynayamam; evcil değilim ben.”
“Öyle mi? Bağışla beni,” dedi küçük prens. Ama bir süre düşündükten sonra,     “Evcil ne demek?” diye sordu.
“Sen buralı değilsin,” dedi tilki. “Ne arıyorsun buralarda?”
“İnsanları arıyorum,” dedi küçük prens. “Evcil ne demek?”

Read More


  Tags: Küçük Prens Category: Aklıma esenler

29 Ocak

no comments
Posted on Oca 29 2010 by Volkan

Hiç bir sebebiniz yoksa sırf kendinize hatırlatmak için blog tutun =) Geçen sene bu güne  şöyle bir yazı ile başlamışım ve sonra 30  ocakta bir sabah ve bir gece yazısı yazmışım. Okuyup hatırlamak güzel oluyor keşke resimde koysaymışım bir kaç tane.

Bu sene yeni yaşıma mutlu ve umutlu girdim. Ama 2009 senesinin üzerimde bıraktığı umutsuzluk ve karamsarlıktan dolayı sevinmeye korkuyorum. Yinede neler olacağını zaman gösterecek. Şimdiden doğum günümü kutlayan herkese teşekkür ediyorum. Hep beraber nice umutlu ve mutlu yıllara… =)


Category: Günlük

Bir hikaye…

1 comment
Posted on Oca 28 2010 by Volkan

Bugün biraz sinirliydi. Öfkeliydi hayata, olaylara, özelliklede insanlara. Yapmacık geliyordu hepsi, inanmıyordu hiç birinin şu anda savunduğu düşüncelere, sarf ettikleri üzüntü dolu sözcüklere. İş yerinde oturmuş, keyifsiz dolaşıyordu günümüzün son moda sosyal internet sitelerinde. Dolaştıkca sinirleniyordu, sinirlendikce vakit öldürmek için daha çok zaman harcıyordu bu sitelerde. Kısır bir döngüde bakınıyordu… 24 Ocak, 17 sene önce olmuş bitmiş. Bir mazi halini almış diğer niceleri gibi bir olayın, bugün bilinçsizce yasını tutan bir sürü insan vardı. Çoğuda 20-25 yaşlarında. Bu gençleri yapmacık buluyordu. Neyi savunduklarının ya da neye üzüldüklerinin farkındamıydılar.. Çok sinirliydi bu konuda.

Read More


Category: Aklıma esenler
« Older Entries
Newer Entries »

Kategoriler

  • Aklıma esenler (44)
  • Anne-Oğul (2)
  • Bence (5)
  • English (2)
  • Günlük (79)
  • Kategorilenmemiş (6)
  • oky (1)
  • Tiyatro (3)

Neler Var?

2009 blog ödülleri Ahırkapı Şenlikleri altıdan sonra tiyatro aya irini Belidiye başkanı boğaziçi üniversitesi oyuncuları büo coco cola Doğuş Üniversitesi Bilişim Kulübü Drizzt Do’Urden Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisi 2009 Etohum Eylül Faceboo'ta event düzenleme HSBC Hıdırellez internetten radyo yayını iş ararım iş kerebiç Kredi kartı kullanım ücüretleri Letafet Tiyatro Oyunu Mardin Mustafa Sarıgül noel baba Olasılık Olağanüstü Otel powerball Poşu radyo Sanat İstanbulda sheshkebab Stanislaw Lem sultan ahmet tarifi yemek Tavla Tiyatro Xen yemek tarifi Zülfü Livaneli Çetin Altan Çift hatlı telefon Çift kartlı telefon Öykü öldün duydun mu? Şişli

Arkadaşlar İyidir

  • Alaattin Turyan
  • Hasan Tatarlı
  • Rüya Kara
  • Tarık Bal
  • Uğur Samsa

Yönetim

  • Giriş
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS
  • WordPress.org

  • Hakkında
  • Hikayeler
Powered by Wordpress  |  Designed by Andrey of Jero